YALVAÇ
Ana
Sayfa |
DOGAL YAPI: Yalvaç ilçesi Akdeniz Bölgesi'nin batisinda yer alir. Sultan Daglarinin güneybati eteklerine yayilmistir. Doguda Konya ilinin Aksehir, batida Senirkent ve Afyon ilinin Çay ilçesi, Kuzeyde Sultandagi, güneyde ise Sarkikaraagaç ve Gelendost ilçeleri ile sinirlidir. Yüzölçümü 1415 kilometrekaredir. Denizden ortalama yüksekligi 1100 metredir. En yüksek noktasi ise, 2531 metre il Yalvaç-Çay sinirinda bulunan Gelincik Ana tepesidir. Akköprü ve Sel Çaylari Sultan Daglarindan dogan yörenin önemli iki akarsuyudur. Yalvaç, Kumdanli, Hüyüklü ve Yagcilar ovalari ilçe sinirlarinda kalan baslica düzlüklerdir. Ilçenin batisindaki Hoyran Gölü ilçenin tek gölüdür. Yalvaç ilçesinin iklimi; Akdeniz iklimi ile kara iklimi arasinda geçis özelligi tasir. En yüksek sicaklik 37 derece, en düsük sicaklik -18 derece olarak tespit edilmistir. Ilçenin yillik ortalama sicakligi 12 derecedir. Yillik ortalama yagis 470 mm.'dir. En fazla yagis kis mevsiminde, en az yagis ise yaz aylarinda görülür. Bölgede hakim esen rüzgar Poyrazdir. Iklim özelliklerin bagli olarak, "Step otu" topluluklarina benzeyen otluklar ile Akdeniz Bölgesinin tipik bitki örtüsü makilere benzer çaliliklar ile çam, ardiç ve meseden olusan agaç topluluklari mevcuttur. Otluklardan da çok koyun, keçi gibi hayvanlarin beslenmesinde yararlanilir. Agaç ve çaliliklar ise, Çetince, Bagkonak, Kuyucak, Gemen, Sücüllü, Kapikara Orman ve Korulari seklinde dogu-bati istikametinde siralanmaktadir. TARIH: Tarih öncesi devirlerden baslayarak Yalvaç ve çevresinin önemli bir yerlesim merkezi oldugu görülür. Yalvaç'ta yapilan tarih öncesi arastirmalar sonucunda bir çok yerlesme yeri tespit edilmistir. Bununla beraber Geç Neolitikten daha eskiye inen bir yerlesme merkezi henüz bulunmamisti. Teknepinar ve Kuyucak Höyüklerinden elde edilen keramikler, obsidyen ve çakmak tasindan yapilmis muhtelif aletler buralarda oldukça yogun bir Geç Neolitik Çag yerlesmesinin varligina taniklik eder. Yalvaç'in Kalkolitik çagda iskan gördügünü Yarikkaya ve Kayadibi höyüklerinde göze çarpan pismis toprak buluntular kanitlanmaktadir. Dr. Mehmet Taslialan'in Yalvaç'in Tarihçesi adli arastirmasinda verilen bilgiler Yalvaç'in Tunç çaginda da önemli bir yerlesim merkezi oldugunu göstermektedir. Anadolu'da M.Ö. 3200-1200 yillari arasinda tarihlenen Tunç Çaginda, Anadolu'nun birçok yerinde ve göller bölgesinin hemen her kesiminde oldugu gibi, Yalvaç yöresinde de çok sayida yerlesme yeri oldugu yapilan arastirmalar sonucu ortaya çikmistir. Elde edilen malzemelerin degerlendirilmesi sonucunda kirka yakin Tunç Çagi yerlesim merkezi tespit edilmistir. Yalvaç yöresinde ilk ve orta Tunç Çaglarinda yerlesme yerlerinin yogun olmasina karsilik son Tunç Çaginda yerlesmenin oldukça azalmasi dikkat çekmektedir. M.Ö. 546 yilinda Lidya Krali Kroissos'un Pers Krali Kyros'a yenilmesinden sonra, tüm Anadolu topraklari gibi Pisidia'da Pers idaresi altina girmistir. Ne var ki Pers isgalini gösteren herhangi bir kanit, diger Pisidia sehirlerinde oldugu gibi Yalvaç yöresinde de ele geçmemistir. Ancak W. Ramsak, Kilikya'dan batiya hareket eden Pers Krali Xerxes'in M.Ö. 481 yilinda Sugla ile Beysehir göllerinin dogusunda Antiocheia üzerinden geçerek Egirdir Gölünün kuzeyinde Uluborlu ve Dinar'dan Sardes'e gittigini yazmistir. Makedonya Krali Büyük Iskender M.Ö. 334'de basladigi Anadolu seferiyle Pers'lerin egemenligine son verir. Yalvaç'in o dönemdeki adi Pisidia Antiocheia olarak geçmektedir. Antiocheia'nin M.Ö. 300-280 yillari arasinda l.Antiokhos tarafindan Seleukos kolonisi olarak kuruldugu sanilmaktadir. Yalvaç'in tarih boyunca Menar, Pisidia, Antiocheia, Colonia Caesarea, Tochia ol Antiochia, Colonia Caesarea Antiocheia isimleriyle anildigi görülmektedir. l.Antiokhos'un ölümünden sonra Antiocheia, Bergama Krali l.Attalos (M.Ö. 241-197) tarafindan alindi. Bergama Kralligi Seleukos'larda sik sik çarpismaya girdiler. Seleokos'larin eline tekrar geçen bölge M.Ö. 189 yilinda Romalilarin istilasina ugradi. Romalilar, Bergama Krali lll. Antiokhos ile baris yaparak aldiklari topraklari Bergama Kralligina verdiler. M.Ö. 133 yilinda Bergama Krali topraklari tekrar Romalilara birakti. Bu olaydan sonra Romalilar, "Asya Teskilatini" kurdular. Imparator Konstantin 311 yilinda Hiristiyanligi serbest birakmis ve dinin yayilmasina yardimci olmasiyla, Hiristiyanlarin büyük sehirlerde birer metropolitligi olusturdu. Antiocheianin da 325-787 yillari arasinda muhtelif yerlerde yapilan meclis veya konsüllere bir metropolit ile katildigi biliniyor. Bu dönemde Antiocheia'ya metropolitlik olarak, Neopolis (Sarkikaraagaç) Sozopolis (Uluborlu) ve Nikopolis bagli idiler. Hiristiyanlik tarihinin önemli bir olayi da 46 yilinda St.Paul ve St.Barnabas'in Antiocheiaya gelerek dini yaymak istemeleridir. St. Paul'un Anadolu'ya yaptigi üç seyahatinde Antiocheiaya ugramasi kentin hristiyanlik alemi için oldukça önemli bir yere sahip oldugunu göstermektedir. Bu dönemde Hiristiyan Bizans'in düsmani Müslüman Araplar olmustur. Araplar Anadolu'ya sayisiz akin yapmislardir. Antiocheiaya yapilan akinlarin en siddetlisi, Halife Velid devrinde oglu Abbas tarafindan 713 yilinda yapilandir. Yakilan ve yikilan sehirden binlerce esir alinarak geri dönülmüstür. 1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu Akinlarina baslayan Selçuklu Türkleri zaman zaman bazi topraklari ele geçirmis daha sonra birakmak zorunda kalmislardir. Antiocheia savunmaya elverisli bir merkez oldugundan, l. Haçli ordulari Selçuklu saldirilarina karsi buraya siginmislardir. 1101 yilinda Bizans'a aittir. Yalvaç (Antiocheia) ve çevresinde devam eden Türk-Bizans mücadelesine ragmen 1176 yilina kadar taraflar birbirlerine kesin üstünlük kuramamislardir. Önemli bir olayda ll. Haçli seferleri sirasinda olmus, Fransiz Krali Louis ile Türkler arasinda Antiocheia'da yapilan savasta (1148) Bizanslilar geri çekilmek zorunda kalmalaridir. 1176 yilinda Sultan ll. Kiliçarslan ile Bizans Imparatoru Manuel Kommenos arasinda Kumdanli bogazindan yapilan Myriokephalon Savasi ile Yalvaç kesin olarak Türk egemenligine girmistir. Yalvaç bir Türk beyinin adidir. Malazgirt Savasindan sonra Türklerin Bati Anadolu'ya yayilmalari sirasinda, Oguz boylarindan Emir Boyu Yalvaç Bey önderliginde, Antiocheia'ya yerlesmisler ve kent bundan sonra Yalvaç adini almistir. 1243 Kösedagi savasindan sonra Ilhanlilarin kontrolüne giren Yalvaç, 1280 yillarinda kurulan Hamitogullari Beyligi sinirlari içinde kalmistir. 1380'de l. Sultan Murad zamaninda Osmanli Devleti egemenligine girmistir. 1840 yilinda kaza olarak Konya'ya baglanmis, 1864 yilinda Belediye teskilati kurulmustur. Yalvaç, Cumhuriyetin ilanindan sonra Isparta'ya baglanmis ve her geçen gün gelisen bir ilçe durumuna gelmistir. KÜLTÜR VARLIKLARI PISIDIA ANTIOCHEIA Antiocheia antik kenti Yalvaç ilçesinin 1 km. kadar kuzeyinde Sultan daglarinin güney yamaçlari boyunca uzanir. Anadolu'da yirmiden fazla Antiocheia oldugu için bu sehirler birbirlerinden bölge isimleri ile ayrilmislardir. Onun için bu antik kente Pisidia Antiocheia denilmistir. Sehir Helenistik devirde M.Ö. 3. yüzyilda Seleukos soyundan l.Antiokhos tarafindan kurulmustur. Kurucusuna izafeten Antiocheia adini almistir. Antik kentte ilk önemli arastirmalar 1914- 1924 yillari arasinda W.Ramsay ve D.Robinson tarafindan gerçeklestirilmistir. Uzun bir aradan sonra 1980 yilindan itibaren Yalvaç Müze Müdürlügü tarafindan arastirmalara devam edilmistir. Göller Bölgesi Arkeolojik-Kültürel-Turistik Arastirma ve Degerlendirme projesinin 1993 çalismalari raporunda prof. Dr. Rüçhan Arik, Antiocheia hakkinda su görüse yer vermektedir: "Buralarda çok geç kalinmis ve pek çok kayiplar verilmis oldugu halde, hem bilim, hem turizm açisindan hala verimli degerlendirmeler yapilabilir. Özellikle YALVAÇ (Antiocheia), bir açik hava müzesi olmanin yani sira, yepyeni bir HIRISTIYAN HAC MERKEZI olarak da çarpici gelismeler sahne yapilabilir." Antiocheia kenti düzenli bir sehir planina sahip olup; engebeli arazide izgara sehir plani uygulanmistir. Antiocheia'nin göze çarpan yapilari arasinda; Augustus Kutsal Alani, Tiberius Meydani, Roma Hamami, Su Kemerleri, Tiyatro, St. Paul Kilisesi, ana Caddeler ve Bati kapisi yer almaktadir. MEN KUTSAL ALANI Antiocheia'nin 5 km. güneydogusunda ve Gemen korusu dorugunda daha ilkçagin erken dönemlerinden baslayarak Phrygia ve Pisidia yörelerinin en saygin tanrilarindan biri olan Men'in önemli bir Kutsal Alani yer almaktadir. Burada tapinilan Men, Men Askaios ya da Men Askaenos diye aniliyordu. Etrafi ay kabartmali ve yazitli bir temenos duvari ile çevrili alanin ortasinda tanri Men'in tapinagi yer almaktadir. Kutsal yapinin etrafinda muhtelif fonksiyonlari olan yapi topluluklari bulunmaktadir. Bunlar arasinda tören salonu, rahip veya rahibe evleri oldukça dikkat çekicidir. Men mabedi disinda bir odeon, boyutlari farkli tapinma yerleri ve bir kilise Kutsal Alan'in zenginligine isaret etmektedir. Antiocheia'dan Men Mabedine ulasan kutsal yolun bugün dahi görkemli izlerine rastlamak mümkündür. Kutsal Alanda ilk kazilar 1911-12 yillarinda W.Ramsay tarafindan yapilmis olup, sözü edilen alanda 1995 yilindan itibaren Yalvaç Müzesi tarafindan yeniden çalismalara baslanmis bulunmaktadir. Kutsal alana bugün stabilize bir yol ile rahatlikla ulasilmaktadir. LIMNAI ADASI Yalvaç'a 25 km. uzaklikta Gaziri mevkiinde Hoyran gölü içerisinde bir ada olup, göl kenarina asfalt bir yolla ulasilmaktadir. Surlarla çevrili olan adanin içerisinde muhtelif yapilarin yani sira Artemis Tanriçasina adanan bir tapinagin kalintilari yer almaktadir. Adanin ilkçaglardan beri iskan gördügü ve tapinma için önemli bir merkez oldugu anlasilmaktadir. KAYA MEZARLARI Hoyran gölünün hemen eteklerinden yükselen kaya yüzeyinde boyutlari farkli olan kaya mezarlari yer almaktadir. Bunlar arasinda alinlikli olan mezar en ilgi çekici olanidir. Phrygia Kaya mezarlarinin farkli biçimlerini burada adim adim izlemek mümkündür. DEVLETHAN CAMII Yalvaç'in merkezindedir. Devsirme malzeme ile yapilan cami, beylikler devri cephe özelligine sahip olup, enine atilmis üç sütun dizisi ile dört sahne ayrilmis üzeri kirma çati ile örtülü bir yapidir. Caminin tek minaresi yapinin kuzeydogu kösesinde yer almaktadir. Mihrabi ve minberi düz sadedir. Caminin muhtelif zamanlarda onarimlar geçirdigi bu yüzden 16. yüzyila ait olan bu yapinin günümüzde orijinalinden ayrildigi gözlenmektedir. YENI CAMI Yalvaç merkezinde ve Devlethan Camisinin hemen önünde yer almaktadir. Malzemesi distan moloztas, içten horasan harci ile yapilan ve 19.yy'a ait olan yapi, yaklasik kare bir plana sahip olup, dört sütun üzerinde oturan bir kubbesi mevcuttur. Örtü sistemi bütünüyle distan kirma çati ile örtülüdür. Minare kuzeybati kösede bulunmaktadir. Mihrabi ve minberi düz ve sadedir. Kubbede bulunan süslemeler son dönemde onarilmistir. LEBLEBICILER CAMII Bu yapida oldukça sade dis cephelere ve bir harime sahiptir. Devsirme malzeme ile yapilmistir. Girisin saginda, tugla malzeme ile tek serefeli olarak yapilmis bir minaresi vardir. ESKI HAMAM Yalvaç'in Kas Mahalle mevkiinde bulunan hamam, bölgesel Osmanli geleneklerini ihtiva eden soyunmalik, sogukluk, sicaklik, su deposu ve külhan gibi bölümleri ile klasik Türk hamamlarinin özelligini yansitir. Yapiya iki ayri giristen girilmektedir. Yapi malzemesi tugla ve üzeri siva ile sivanmis bir karakterde ancak dis duvarlarda devsirme malzeme kullanilmistir. Erkek ve kadinlara hizmet veren hamam bu yönüyle tek hamamlar grubuna girmektedir. Hamam yapilacak küçük bir onarimla gerçek kimligine kavusacaktir. YENI HAMAM Yalvaç merkezinde yer almaktadir. 19.yy.'a ait olan yapi, geçirdigi tamiratla ilk özelligini kaybetmekle beraber günümüzde islevini sürdürmektedir. ANITSAL ÇINAR Yalvaç merkezinde ve ilçenin geçmisi kadar eskilere dayanir. Adeta Yalvaç'in bir sembolüdür. Sayisi bir hayli fazla olan kahvehaneleriyle farkli bir dinlenme yeridir. HIDIRLIK TEPESI Yalvaç'in geleneksel Hidrellez kutlama yeri olup, ilçeye 1 km. uzakliktadir. Çam agaçlarinin çevreledigi yerde ihtiyaca cevap verebilecek tesisler bulunmaktadir. HISARARDI Yalvaç'a 3 km. uzaklikta gerek çam ormanlari gerekse bol suyu ile ihtiyaç giderecek nitelikte bir dinlenme yeridir. HOYRAN GÖLÜ Ilçe merkezine 25 km. uzaklikta bulunan göl ve çevresi tabii güzelliklere sahip bulunmaktadir. Kamp kurmak için müsaittir. Yeme içme ihtiyaci için küçük çapta tesisler vardir. GEMEN KORUSU Ilçeye 5 km. uzakliktadir. Tarihi ile tabiati birlestiren çekici bir güzellige sahiptir. Bugün stabilize bir yol ile koruya ulasmak mümkündür. Yapici eller bu ilginç yeri daha elverisli hale getirebilir. EGITIM KÜLTÜR: Yalvaç'ta 1921 yilinda ortaokul açilmis oldugu ve ortaokul açilmadan önce idadi ve Rüstiye mektepleri bulundugu bilinmektedir. Yalvaç'ta egitim ögretim faaliyetleri ülke standartlarina yakin düzeyde gelisim göstermistir. 1921 yilinda zamanin Kaymakami Abdurrahman bey zamaninda insa edilen ortaokul uzun yillar ilçeye hizmet vermistir. 1940 yilina kadar yatili olan okul, çevrede ortaokul sayisinin az olmasi sebebiyle büyük hizmet vermistir. Ilçede 16.03.1957 tarihinde 69 ögrenciyle özel lise açilmistir. Özel lisenin açildigi tarihte Yalvaç ilçesinin egitim ve ögretim durumuna bakacak olursak su tabloyu görürüz: Özel lise ortaokul 10 ögretmen 456 ögrenci; Devrim, Alemdar, Gazipasa, Uyanis ve Salur ilkokullarinda 27 ögretmen 1322 ögrenci bulunmaktaydi. Köylerde de 35 ilkokul, 67 ögretmen ve 4166 ögrenci bulundugu kayitlardan anlasilmaktadir. Bugün Yalvaç'taki egitim durumunu degerlendirdigimizde büyük atilim içinde oldugunu görürüz. Özellikle son yillarda Yalvaçta Anadolu Lisesi, Anadolu Imam Hatip Lisesi, Teknik Lise, Yabanci Dil Agirlikli Lise (Süper Lise) açilmasi, Atatürk Lisesi'nin Bilgisayarli Egitime dahil edilmesi, yeni okul binalarinin yapilmasi, okullarin malzeme yönünden desteklenmesi egitimde hamle sayilacak niteliktedir. Yalvaç ilçesinde ilkögretim kurumu olarak; 32 ilkokul, 15 ilkögretim okulu vardir. Bu okullarda 8179 ögrenci ögrenim görmekte, 304 ögretmen, 11 memur ve 66 hizmetli görev yapmaktadir. Ilçe merkezinde bulunan ortaögretim kurumlari ise sunlardir: Atatürk Lisesi ve bünyesinde Yabanci Dil Agirlikli Lise siniflari, Anadolu Lisesi, Kiz Meslek Lisesi, Imam Hatip Lisesi, Anadolu Imam Hatip Lisesi ve Çok Programli Lise bünyesinde; Ticaret Lisesi, Çiraklik Egitimi, Teknik Lise, Endüstri Meslek Lisesi bulunmaktadir. Ilçeye bagli kasabalarda ise; Körküler, Tokmacik, Kumdanli ve Bagkonak'ta lise vardir. Yalvaç ilçesi genelinde, ortaögretim kurumlarinda 2373 ögrenci ögrenim görmekte olup, 139 ögretmen, 10 memur, 39 hizmetli görev yapmaktadir. Ayrica ilçede kurum olarak Halk Egitimi Merkezi, Ögretmen evi, 2 adet Dershane ve bir adet Sürücü Kursu Milli Egitime bagli olarak hizmet vermektedir. Yalvaç Halk Egitimi Merkezi'nin kendi binasinin insaati devam etmektedir. Merkez, kasaba ve köylerde, Bilgisayar, kalorifer atesçiligi, Biçki-Dikis, Giyim, Makine Nakisi, Kuaför, Trikotaj kurslari açilmakta ve genel kültür etkinliklerine yer verilmektedir. SAGLIK HIZMETLERI: Yalvaç Devlet Hastahanesi 100 yataklidir. Servisler ve ameliyathane modern hale getirilmistir. Ek binasi da tamamlanmistir. Personel sayisi 125 civarinda degismekte ve çesitli branslarda uzman hekim bulunmaktadir. 1994 yili istatistiklerine göre Yalvaç Devlet Hastahanesinde 38718 kisiye poliklinik hizmeti verilmis, 2686 kisi yatakli tedavi görmüs ve 542 ameliyat, 621 dogum yapilmistir. Hastahanede yatak dolulugu yüzde 51 dolayinda gerçeklesmistir. Saglik Grup Baskanligina bagli Merkez, Kasaba Saglik Ocaklari ve Saglik Evleri sunlardir: Yalvaç Merkez Saglik Ocagi ve bu Saglik Ocagina bagli olarak hizmet veren Eyuplar, Kurusari saglik evleri; Özbayat Saglik Ocagi, Özgüney Saglik Ocagi, Kuyucak Saglik Ocagi, Bagkonak Saglik Ocagi, Kozluçay Saglik Ocagi, Dedeçam Saglik Ocagi, Çetince Saglik Ocagi ve bu saglik ocagina bagli Korukaya, Bahtiyar Saglik Evleri, Kumdanli Saglik Ocagi ve bu saglik ocagina bagli Celeptas, Gökçeali, Asagi Tirtar, Yukari Tirtar Saglik Evleri, Hüyüklü Saglik Ocagi ve bu saglik ocagina bagli yagcilar, Egirler Saglik Evleri, Tokmacik Saglik Ocagi ve bu saglik ocagina bagli Akçasar Saglik Evi, Yukari kasikara Saglik Ocagi ve bu saglik ocagina bagli Asagi Kasikara Saglik Evi, Körküler Saglik Ocagi ve saglik ocagina bagli Sagir, Kirkbay, Misirli, Terziler Saglik Evleri, Sücüllü Saglik Ocagi ve saglik ocagina bagli Çamharman, Yarikkaya Saglik Evleri. ULASIM: Yalvaç ilçesi Isparta il merkezine 105 km uzaklikta olup, yüksek standartli asfalt yolla baglidir. Ilçenin, bütün kasaba ve köyleriyle asfalt yol baglantisi mevcuttur. EKONOMIK DURUM: Yalvaç ilçesinin gelir kaynaklari, geçmisten günümüze tarim, hayvancilik, su ürünleri ve el sanatlari olarak siralanabilir. Ilçede ekilebilir tarim arazisini 48.811 hektar olup, bunun 9.939 hektarinda sulu, 38.872 hektarinda kuru tarim yapilmaktadir. Sulu tarim olarak, meyvecilik, sebzecilik, seker pancari, yonca, korunga ve misir gibi ürünler ekilip dikilmektedir. Meyvecilikte basta elma olmak üzere armut, elma, kayisi, erik seftaliden 36.954 ton ürün elde edilmekte olup, meyve için toplam ekin alani 4.100 hektardir. Sebze olarak da basta domates, biber, fasulye olmak üzere 11.170 ton ürün elde edilmekte olup, toplam sebze ekim alani 900 hektardir. Endüstri bitkileri, seker pancari, ayçiçegi, aspir, kuru sogan, hashas, patates, sarimsak olarak 28.136 ton ürün elde edilmekte ve toplam 1.147 hektar alanda ekim yapilmaktadir. Yem bitkileri, yonca, korunga, burçak olmak üzere 725 hektar alanda ekilmektedir. Yesil ot 17.545 ton, kuru ot 1598 ton, tohum ise m 8,5 ton elde edilmektedir. 2100 hektar bag alani mevcut olup, 25.125 ton yas üzüm elde edilmektedir. Kuru tarimda ise hububat ve bakliyat ekimi yapilmaktadir. Hububat (Bugday, Arpa, Yulaf) 21.080 hektar ekim, 55.819 ton üretim; Bakliyat (Nohut, Mercimek, Kuru Fasulye, Fig) 18.010 hektar ekim, 26.160 ton ürün kapasitesine sahiptir. Ilçede hayvancilik da önemli bir gelir kaynagidir. 1995 yil sonu envanterine göre; 18.889 adet Büyükbas, 110.860 adet Küçükbas, 50.100 adet kümes hayvani, 4015 adet ari kovani mevcuttur. Ilçedeki hayvan varligindan; 329.3 ton et, 11.230 ton süt, 89 ton tereyagi, 1353 ton beyaz peynir, 65 ton yapagi elde edilmistir. Ayrica 2.800.000 adet yumurta 51 ton bal üretimi oldugu tespit edilmistir. Egirdir Gölünün bir bölümünün Yalvaç ilçesi sinirlari içerisinde bulunmasi ilçede balikçiligi da gelir kaynaklari arasina sokmustur. Hoyran Gölü avlagi Asagi Tirtar, Tasevi ve Asagi Kasikara köylerinin yüzde yirmisine geçim kaynagi olmaktadir. 1994 yilinda bu avlaktan 65.670 kg. levrek ve 3,5 ton Sazan baligi avlanmistir. Bölgede iki adet su ürünleri kooperatifi bulunmaktadir. Avlanan baliklar bu kooperatifler araciligiyla pazarlanmaktadir. Ayrica su ürünleri isleyen özel bir isletme de mevcuttur ve günde 1,5 ton balik islemektedir. Ilçede tarima, hayvanciliga ve su ürünlerine dayali orta ve küçük isletmeler vardir. Un imal eden bir adet fabrika ve mahalli degirmenler vardir. Uyaroglu Un Fabrikasi'nin kapasitesi 1300 kg/saattir. Hüyüklü Kasabasinda bir adet peynir mandirasi mevcut olup, söz konusu mandira yüzde yüz kapasite ile çalismakta olup, günde 6 ton süt isleyip 450 kg kasar peyniri üretmektedir. Eyüpler Köyü Kalkinma Kooperatifi'ne ait günde 2 ton süt isleme kapasiteli bir mandira vardir. Ancak yilda 40 gün çalisarak 4 ton peynir üretmektedir. El sanatlarinin basinda gelen iskolu ise Dericiliktir. Pisidia Antiocheia ahalisinin asil ugrasisi olan ve dis pazarlarda dahi aranan Deri mamulleri bugünde aranan ürünler durumundadir. Ilk Yalvaçlilar deriyi ilçenin bugün içinden ve Egirdir Gölü'ne dökülen Sel Çayi'nda islerlerdi. Sel Çayi Sultan Daglarindan dogarak yöreye hayat saçarken deri islemeciliginde de yararli oldugu gerçegi ortaya çikmistir. Zira Yalvaç'ta pek çok durgun ve akarsu oldugu halde ancak ve ancak Sel Çayi'nin suyu deri islemesine elverisli oluyordu. Bu konuda da biliyoruz ki Sel Çay'inda bazi kimyasal madde bilesimleri deri islemeye elverislidir. TURIZM: Turizm gelirlerinin Yalvaç ilçesinin ekonomisine büyük katkilar saglayacagi bir gerçektir. Çünkü Yalvaç'ta önemli tarihi eserler mevcuttur. Bu sebeple arkeolojik kazi çalismalari Yalvaç Müzesi tarafindan titizlikle yürütülmektedir. Antik Kent Pisidia Anticoheia'da; hamam, kilise, ana cadde, sütunlu cadde, Agustus Tapinagi temizlenerek ortaya çikarilmistir. Yalvaç'a ait olup yurt içinde baska yerlere ve yurt disina gitmis eserlerin geri getirilmesi için girisimlerde bulunulmus, ilk etapta Afyon müzesindeki eserler Yalvaç'a getirilmistir. Ilçede, arastirilmis magaralardan Ayi Ini, Akardonar ve Degirmenönü yer alir. Turizmin gelismesi amaciyla ilçeye bir turistik restaurant yapilmis ve turistik otel yapimi devam etmektedir. |